Geçtiğimiz Cuma günü Çırağan Sarayı’nda düzenlenen 5.İstanbul Ekonomi Zirvesi etkinliğine katıldım. Zirvede Paris İklim Antlaşmasıyla varılan yeşil mutabakat baz alınarak, Yeşil Ekonomi başlığı altında bir çok panel düzenlendi.
Uzun zamandır kent ve mikro-mobilite konusu üzerinde çalıştığım için, programda en çok ilgimi çeken “Değişen Mobilite Ekosistemi ve Otonom Geleceğimiz” paneli oldu. Panelin moderatörlüğünü kentimizin önemli üniversitelerinden biri olan Galatasaray Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof.Dr. Tankut Acarman yaptı.
Mercedes- Benz, TEMSA, Koluman Mercedes firmalarının temsilcileri; yeşil mutabakata uygun olarak emisyon gazını düşürmek üzere neler yaptıklarını anlattılar. Ayrıca ürettikleri otonom araçlar (sürücüsüz araç) hakkında da bilgiler verdiler. Tankut Hoca’nın kritik sorularına karşılık cevaplarını hem yaptıkları hem de tecrübeleriyle veren sektör temsilcilerinin, üzerlerine düşeni yapmaya başladıklarını hatta daha da ileriye gideceklerini söylemek yerinde olur.
Panel esnasında Koluman Mercedes’in sokak ve cadde temizliğinde kullanılmak üzere ürettiği otonom süpürge kamyonu da video olarak gösterildi. Ancak bu otonom araçlar yerel yönetimler tarafından satın alınıyor mu? Alınacak mı? Alınır mı? soruların cevaplarını da zaman içerisinde birlikte göreceğiz.
Konu mobilite ve otonomi olunca alt-yapının da uygun olması gerektiği sıkça dile getirildi. Haksız da değillerdi: Mikro-mobolite araçları, elektrikli ve sürücüsüz araçların hareketini sağlayacak yolunuz, akıllı şehir teknolojileriniz olmazsa üretilen araçların kullanımı nasıl artacak?
Son yazdığım Metaverse konulu yazımda Güney Kore Seul Belediye Başkanı’nın 3Milyar USD yalnızca Metaverse için yatırım yaptığını tekrar hatırlatmak isterim. Değişen dünyaya ayak uydurmak hatta daha ileriye gitmek için çalışmalar yapılmazsa yaşam standartları ve modernizasyon nasıl artacak?
Tabii konuşmacılar arasında yerel yönetim temsilcilerinin de bulunmasını, yaptıklarını anlatarak beni şaşırtmasını çok isterdim ancak maalesef yoktu.
Dünya değişiyor hem de çok hızlı değişiyor. Bu değişim hızına yetişilmez ise Rönesans ve Reform döneminde kaçırdığımız aydınlanma çağı sonucu yaşadığımız karanlığın bir benzerini içerisinde bulunduğumuz dijital çağda da yaşayabiliriz. Bu konuda da özellikle yerel yöneticilere büyük görevler düşüyor.
Çünkü her şey kapımızın önünden hatta evimizin içerisinden başlıyor…

