Metaverse (sanal evren) artık çizgi romanlar ya da bilim kurgu filmlerindeki bir sır ve gizem olmaktan çıktı. Facebook kurucusu Mark Zuckerberg’in açıklamalarıyla aslında ne kadar da gerçek olduğu kanıtlandı.
Zuckerberg’in tanıttığı Metaverse’e; gerçeklik arttırıcı gözlük, his, duyu ve hareket sağlayıcı araçlar kullanılarak, internet aracılığıyla bağlanılacak. Bu sanal evren, size uçsuz bucaksız bir dünya sunacak. Hem de ihtiyaçlar ve düşüncelerinizi oturduğunuz yerden, zaman ve mekân engeline takılmaksızın karşılayabildiğiniz ve gerçekleştirebileceğiniz bir dünya…
Ve bu dünyada; yerinizden kalkmadan markete gidip alışveriş yapabilecek, sinema-tiyatro izleyebilecek, müzelere girebilecek, okullarda eğitim alabilecek, turizm bölgelerini ziyaret edebileceksiniz. Bunların yanında iş toplantısı yapabilecek, devlet dairesi ya da belediye gibi kurumlara gidip işlerinizi halledebilecek, kütüphanede kitap okuyabilecek, taraftarı olduğunuz takımın maçını statta izleyebilecek, desteklediğiniz siyasi parti veya siyasetçinin ofisini ziyaret edebilecek ya da mitinglerine katılabileceksiniz.
Yaşlılık ve hastalık engeliniz olmaktan çıkacak, yol gözünüze gelmeyecek, üşengeçlik etmeyeceksiniz. Trafik derdiniz olmayacak, yoğun araç trafiğinin sebep olduğu çevre kirliliğine de katkıda bulunmayacaksınız.
Peki hareket mi? merak etmeyin tüm spor faaliyetlerinizi de günlük planlarınıza uygun olarak aksatmadan yapabileceksiniz. Çünkü spor salonları, çeşitli spor dallarının yapıldığı sahalar da bu dünyada var olacak. Zuckerberg’in eskrim yaparken ki görüntüleri yazdıklarımı doğrular nitelikte…
Ne büyük özgürlük değil mi?
Tabii kişisel özgürlüğünüzün yanında kentler, metropoller ve ülkeler de sürdürülebilir bir geleceğin özgürlüğünü yaşayacaklar.
METAVERSE KENTLERE DE ÖZGÜRLÜK GETİRECEK
Uzun yıllardır kent ve yerel yönetimler üzerine yaptığım çalışmalardan edindiğim tecrübelere dayanarak belirtmek gerekirse: kent merkezleri, enerji, temiz su ve temiz hava gibi kaynaklara olan talep hızla yükselen nüfus ve göçlerle daha da artıyor. Gürültü kirliliği, trafik ve iklim değişikliğinin etkilerini en aza indirmek, verimliliği arttırmak sorumlu yöneticilerin ana hedefi haline geldi. İnsanlık sürdürülebilir bir yaşam, demokratik katılım ve hayata dair kolaylıklar sağlamak adına akıllı teknolojilere yöneliyor. Kentlerin geleceğinde, yöneticilerin dijitalleşme nimetinden faydalandıkları küresel düzeydeki akıllı kent projeleri önemli bir yer alıyor.
Global dünyada kent ve belediyelerin sahip olduğu akıllı kent modellerinin en gelişmiş versiyonu olarak Metaverse şimdiden yerini aldı bile. Bunun ilk örneği Güney Kore Başkenti Seul Belediyesi’nde başlatıldı. Belediye Başkanı Oh Se-Hoon “Metaverse Seoul” adıyla başlattığı projesinde; sanal bir belediye binası, turizm yerleri, sosyal hizmet merkezleri ve içeren bir platformu kuracağını açıkladı. Metaverse Seoul sanal gerçeklik gözlüğü ve araçlılarına sahip olan ve giriş yapabilen herkes tarafından ziyaret edilebilecek. Bu çalışmayla Seul, dünyada ilk metaverse projesi yapan şehir olma unvanını da aldı.
Metaverse beş yıllık kalkınma planlarına göre; ekonomik, eğitim, kültür, turizm, iletişim, eğitim, altyapı sektörlerine 2022’nin başında bir “giriş” olacak, 2025- 2026 yıllarında “yerleşme” başlayacak. 2023– 2034 yılları arası “genişleme” dönemi olacak.
Yani artık sayılı günler var…
Metaverse ile gelen dijitalleşme akıllı kent teknolojilerini de zorunlu kılacak. Böylelikle bilgiye ulaşım kolaylaşacak. Hayatın her alanda anlık işlenen veriler; politikalar üretmenin, çözümlerin ve fırsatların önünü açacak. Kent yönetiminde, yaşama dair verilerin ve risklerin analiz edilebileceği, en ince ayrıntının bile hesap edilebileceği, yarınların garanti altına alınabileceği bir dönem getirecek. Sürdürülebilirliğe bağlı olarak kaynak verimliliği sağlanarak, daha yeşil bir şehir inşa edebilecek. Demokratik katılımlar artarak, şeffaflık seviyesi yükselecek. Kentsel ulaşımının iyileştiği ve otomasyonun artacağı uygulamalarla hareketliliğimiz de artacak. Dijitalleşen ulaşım beraberinde otonom (insansız) araçların da kullanımını arttıracak. Belediye otobüsünü kullanan bir şoför olmadığı için şoföre yumruk atan maganda görüntülerini görmeyeceğiz. Bunun yanında suç teşkil eden hareketleri yapanların kimlikleri sistem tarafından hemen tespit edilebilecek, bu sayede güvenlik artacak. Ayrıca ticari pek çok fırsat doğacak. Yeni iş kolları yeni istihdamlar sağlayacak. Platformlarda üretilen dijital ticari araçlar da işletmelerin yerel bir ekonomide kısa süre içerisinde başarılı olmalarını kolaylaştıracak.
Dünyada bu ilerlemeler ve gelişmeler yaşanırken, her ülke her şehir, kendi dijital dönüşümünü gerçekleştirmek ve trendlere uyum sağlamak zorundadır. Her ne kadar Metaverse yalnızca bir sanal evrenmiş gibi düşünülse de aslında yaşanılan gerçekliğin sanal bir izdüşümü olacaktır. İşte bu yüzden kentin dijital yapısını hazırlarken altyapısını görmezden gelmek mümkün değildir. İnsansız araçların hareket kabiliyetlerinin olabilmesi için yola, yolda giden aracın takibi için de veri gereklidir. Geleceği yakalayabilmek için konjonktüre uygun olarak her sektöre altyapı yatırımı yapmak gerekir. Bu bazen bir cadde bazen bir aplikasyon olabilir. Bunları birbirinden ayrı düşünmek imkansızdır.
Sonuç olarak Metaverse; kente ve sakinlerine birçok imkân ve özgürlükler sunarken dünyanın dört bir yanında sadece oturdukları koltuktan kentleri ziyaret eden sanal turistlere de harika deneyimler yaşatacaktır.
Artık öyle bir dönem geliyor ki hayatın her kademesine kolaylıklar getirecek olan Metaverse insansız, insanlar da Metaverse’siz olamayacak…
Peki Beşiktaş, İstanbul ve Türkiye Metaverse yarışında var mı? ve bu yarışın neresindeler…?
SERDAR ASLAN
İşte Facebook kurucusu Mark Zuckerberg ‘in tanıttığı Metaverse videosu;



