"Enter"a basıp içeriğe geçin

Yarım Asırlık Hafıza, Kaçırılan Vizyon: Beşiktaş Cumartesi Pazarı

Geçtiğimiz yıl İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beşiktaş Belediyesi tarafından büyük beklentilerle duyurulan ve yaklaşık 8 ay süren dönüşüm çalışmasının ardından Beşiktaş Cumartesi Pazarı yeniden hizmete açıldı.

İlk yıllarda Ihlamurdere Caddesi’nde, ardından Mısırlıbahçe Sokak’ta, devamında Deryadil Sokak’ta ve bugün eski Bostanlık olarak bilinen alanda kurulan Beşiktaş Cumartesi Pazarı; yarım asrı aşkın geçmişiyle yalnızca alışveriş yapılan bir yer değil, Beşiktaş’ın kent hafızasında iz bırakan ve gelecek nesillere aktarılması gereken önemli bir kamusal mirastır.

Burası aynı zamanda insanların buluştuğu, sosyalleştiği, mahalle kültürünün yaşadığı ve ilçe dışından gelen ziyaretçilerin ekonomik hareketlilik oluşturduğu hatta başka şehir ve ülkelerden gelen turistlerin de uğrak noktası olan, hayati bir kamusal mekândı.

Uzun süren tadilat süreci boyunca en büyük eksikliklerden biri, alternatif bir pazar alanının oluşturulamaması oldu. Bu plansızlık yalnızca pazar esnafı ve vatandaşları mağdur etmekle kalmadı, Beşiktaş’ın kentsel bağlarını ve kent hafızasını da derinden etkiledi. Bugün ise proje büyük ölçüde tamamlandı ve artık varsayımlar yerine ortaya çıkan somut sonuca bakma zamanı.

Peki ortaya çıkan sonuç nedir?

Pazarı ziyaret ettiğimizde; geniş bir asfalt zemin, direkler ve geleneksel pazar düzeninin aynen devam ettiğini görüyoruz. Ancak tam bu noktada sormak gerekiyor: 2026 yılında, İstanbul’un merkezindeki böylesine önemli bir kamusal alan için hedef gerçekten sadece bu mu olmalıydı?

Daha önce akıllı şehirler perspektifiyle tartıştığımız gibi; bu alan yalnızca haftanın belirli günlerinde kurulan bir pazar yeri olarak değil, 7/24 çalışan çok amaçlı bir kentsel alan olarak da tasarlamak mümkün olabilirdi.

Örneğin, aynı proje içerisinde şu vizyoner adımlar pekâlâ değerlendirilebilirdi.

Dijital ve Akıllı Yönetim: Dijital pazar yönetim sistemi, anlık yoğunluk ve ziyaretçi yönetimi, akıllı otopark entegrasyonu ve hem esnaf hem de vatandaş için ortak bir mobil uygulama.

Şeffaflık ve Güven: Ürün ve fiyat şeffaflığı platformu.

Kentsel Dayanıklılık: Afet ve acil durum toplanma alanı işlevi, yağmur suyu yönetimi, enerji verimli ve iklim dirençli tasarım yaklaşımları.

Sosyal ve Kültürel Entegrasyon: Mahalle pazarı dışında kalan günlerde otopark olarak kullanılırken spor, fuar, açık hava etkinlikleri ve sosyal/kültürel faaliyetlerin yürütülebilmesi.

Daha da önemlisi, bu alanın bulunduğu coğrafyası dikkatle incelendiğinde; Muradiye ve Teşvikiye arasında uzanan vadi hattının yarattığı rüzgâr koridoru etkisi açık şekilde görülmektedir. Bu nedenle tasarımda yalnızca estetik değil; güvenlik, mikroklimatik uyum, iklim dayanıklılığı ve uzun vadeli kullanım performansı da birincil değerlendirme başlıkları olmalıydı. Aslında bugün konuşulması gereken konu da bu çerçevede ortaya çıkan kamusal değerler bütünü olmalıydı.

Bu dönüşüm sonucunda Beşiktaş geleceğe göz kırpan yeni bir kent yaşam alanı mı kazandı? Yoksa geçmişteki işlevini sürdüren, yıkılıp asfaltlanmış bir pazar alanına mı sahip oldu?

Partizanca asfalt-ı methiye sunanlara nazaran net bir ifadeyle belirtmek isterim: Kentler yalnızca beton, asfalt ve direklerle değil; vizyonla dönüşür. Beşiktaş Cumartesi Pazarı da bu süreçte yalnızca bir pazar alanı olarak değil, kent hafızasını koruyan ve geleceğin şehircilik anlayışını yansıtan bir şekilde ele alınabilirdi.

Ama olmadı…

SERDAR ASLAN
Kentbilimci / Akıllı ve Sürdürülebilir Şehirler Uzmanı

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir