"Enter"a basıp içeriğe geçin

KENTSEL HAFIZA MERKEZLERİ KURULMALIDIR

Zaman her geçen gün daha hızlı akıyor. Şehirler, yaşam biçimleri ve toplumsal anlayışlar aynı hızla değişiyor. Ancak bu değişim yalnızca fiziksel çevreyi dönüştürmüyor. Kentlerin değerlerini, kimliğini ve kuşaklar boyunca oluşmuş hafızasını da aşındırıyor.

Özellikle rant güdüsüyle şekillenen kentleşme anlayışı; geçmişin izlerini, mahalle kültürünü, yerel davranışları, örf ve âdetleri birer birer ortadan kaldırıyor.

Kentler büyürken kendilerini var eden özelliklerini kaybetmeye başlıyorlar.

Oysa kent hafızası yalnızca eski yapıların, fotoğrafların ve belgelerin korunması değildir. Bir toplumun birlikte yaşama biçimi, dayanışma kültürü, gündelik hayatı, üretim alışkanlıkları, afet deneyimleri, sokakları, meydanları ve kuşaktan kuşağa aktarılan bilgisi de kent hafızasının parçasıdır.

Toplumun bütünlüğünü sağlayan bu ortak birikim kaybolduğunda kent yalnızca geçmişinden değil; kimliğinden, aidiyetinden ve geleceğini doğru kurabilme yeteneğinden de uzaklaşır.

Bu nedenlerle “Kentsel Hafıza Merkezleri” kurulmalıdır.

Her yerleşimin kendine özgü hafızası kendi ölçeğinde ele alınmalı; yerel hafıza, daha üst ölçekteki kent ve bölge hafızasıyla bütünleştirilmelidir.

Bu alandaki çalışmalar desteklenmeli, yönlendirilmeli ve süreklilik içerisinde yürütülmelidir.

Kent hafızası, dönemsel etkinliklere veya birbirinden kopuk arşiv çalışmalarına bırakılamayacak kadar değerlidir.

Bugün yapay zekânın artık “süper zekâ” olarak adlandırıldığı bir dönemde, akıllı şehir anlayışının da Kentsel Zekâya evrilmesi gerektiğini biz çok daha önce söyledik ve geliştirdiğimiz formülle ortaya koyduk:

Kentsel Zekâ = Kent Birikimi × Teknolojik Çarpan

Kent birikimi; kent hafızasını, insan deneyimini, yönetim vizyonunu, planlamayı, ekonomiyi, demokratik aklı ve sürdürülebilirliği kapsar. Veri, teknoloji ve yapay zekâ ise bu birikimi güçlendiren teknolojik çarpandır. Bir kent kendi hafızasını ve toplumsal deneyimini koruyamıyorsa, en gelişmiş teknolojilere sahip olsa bile gerçek anlamda kentsel zekâ üretemez. Bu nedenle Kentsel Hafıza Merkezleri, geçmişi korumanın ötesinde, kent birikimini güçlendiren ve Kentsel Zekâ çalışmalarını besleyen temel yapılardan biri olmalıdır.

Kentlerin hafızası her geçen gün biraz daha silinirken beklemek, geri getirilemeyecek değerlerin kaybına seyirci kalmaktır.

Kentsel Hafıza Merkezlerinin kurulması ve bu konuda ivedilikle bir pilot çalışma başlatılması elzemdir.

Geçmişini koruyan, bugününü doğru okuyan ve geleceğini kendi birikimi üzerine kuran şehirler için artık harekete geçilmelidir.

Serdar Aslan | Kentbilimci

#KentselHafızaMerkezleri #kentselzeka #urbanintelligence

CityLab

kentsel hafıza merkezleri
Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir