İktidarların en büyük hatası etraflarındaki tüm kurumları kendi güdümlerindeki bir arka bahçe olarak görmektir. Oysa ki bu durum farklı ses ve fikirlerin getireceği gelişimi durdurur, demokrasiyi keser.
Metropollerin kentleri olan yerelde; rantal bakışlı arka bahçeler yerine farklı fikirlerin buluşturulduğu katılımcılığın attırıldığı canlı bir demokrasi sağlamak, demokrasiye olan güveni ve geleceğe dair umutları arttırır.
Yereli dinlemek ve anlamak yöneticilerin karar alma mekanizmalarına ciddi anlamda katkı sağlar. Efektif ve sürdürülebilir projelerin sayısını arttırır. Kaynak israfını önler. İnsan faktörünü yönetmenin yanında yönetişimi sağlar. Böylece demokrasinin seviyesi yükselir.
Bu süreçlerin uygulanması ve devam ettirilmesi yerel yaşam standartlarını yükseltir, katılımcılığı arttırır, yöneticilere başarı getirir.
Yereli basite indirmek en büyük hatadır. Çünkü metropol ya da ülke genelindeki sorunların tamamı kapınızın önünden yani yerelden başlar. Sorunların çözümü de yereldedir. Sanki yerel yokmuşçasına her şeye genelden bakmak çözüm getirmediği için başarı da getirmez.
Sözün özü; Türkiye’nin geleceği yereli dinlemekten başlar. Yereli dinlemek halkı dinlemektir. Halkı dinlemek sorunları, ihtiyaçları bilmektir. Bunları bilen, ülkeyi bilir demokrasiyi getirir.
Bilmeyen, ne ülke bilir ne de demokrasi…

