2026 Seul Akıllı Şehir Ödülleri (Seoul Smart City Prize) sahiplerini buldu. Dünyanın farklı kentlerinden 210 başvurunun yapıldığı uluslararası organizasyonda, Konya Büyükşehir Belediyesi, KITEM – İtfaiye Sanal Taktik Merkezi projesiyle Bronz Ödül kazandı.
Konya’nın afetlere hazırlık, personel eğitimi ve teknolojinin kamu hizmetlerine uyarlanması alanındaki çalışmalarını umut verici buluyorum. Türkiye’nin uluslararası alanda elde ettiği bu başarıdan memnuniyet duyuyor, emeği geçenleri kutluyorum.
SEUL AKILLI ŞEHİR ÖDÜLLERİNDE TÜRK BAŞARISI
2026 Seul Akıllı Şehir Ödülleri (Seoul Smart City Prize) sahiplerini buldu. Uluslararası organizasyona dünyanın farklı kentlerinden 210 başvuru yapıldı. Konya Büyükşehir Belediyesi, KITEM – İtfaiye Sanal Taktik Merkezi projesiyle Bronz Ödül kazandı. Konya’nın özellikle afetlere hazırlık ve personel eğitimi alanındaki çalışmalarını umut verici buluyorum. Ayrıca teknolojinin kamu hizmetlerine uyarlanması açısından da bu başarıyı önemli görüyorum. Emeği geçenleri kutluyorum.
Konya’nın başarısı, Türkiye’deki yerel yönetimler açısından değerli bir örnektir. Çünkü kentlerimizin uluslararası ölçekte karşılık bulan projeler geliştirebildiğini gösteriyor. Ancak bu başarıların tekil örneklerle sınırlı kalmaması gerekiyor. Türkiye’nin yalnızca teknoloji kullanan belediyelere değil, bilgiyi ve deneyimi yönetebilen kentlere ihtiyacı var. Dolayısıyla kurumsal birikimi teknolojiyle bütünleştiren yönetim modellerini yaygınlaştırmalıyız.
MADRİD’İN BAŞARISI VE KENTSEL ZEKÂ
Ödüllerin dikkat çekici bir diğer sonucu ise Madrid’in başarısı oldu. İspanya’nın başkenti Madrid, “Madrid Digital Capital” projesiyle Altın Ödül kazandı. Projenin odağında veri, yapay zekâ ve Kentsel Zekâ (Urban Intelligence) bulunuyor. Böylece teknolojinin yalnızca dijitalleşme aracı olmadığı bir kez daha görülüyor. Aynı zamanda kent yönetimini geliştiren stratejik bir unsur olduğu da ortaya çıkıyor.
Bu gelişme, CityLab bünyesinde geliştirdiğim Kentsel Zekâ yaklaşımımın önemini bir kez daha gösteriyor. Çünkü benim ortaya koyduğum formül, kentin birikimiyle teknolojinin bütünleşmesine dayanıyor.
KENTSEL ZEKÂ = Kent birikimi x Teknolojik çarpan
Formülümde Kent Birikimi; hafıza, deneyim, yönetim, planlama, ekonomi, demokratik akıl ve sürdürülebilirliği kapsıyor. Teknolojik Çarpan ise veri, teknoloji ve yapay zekâyı ifade ediyor. Dolayısıyla teknoloji, kentsel birikimin yerine geçmiyor. Aksine bu birikimi güçlendiriyor ve etkisini artırıyor.
Bir kenti akıllı yapan yalnızca sahip olduğu teknoloji değildir. Önemli olan, teknolojinin hangi bilgi ve deneyimle kullanıldığıdır. Ayrıca geçmişten öğrenmek ve geleceği öngörebilmek de gerekir. Çünkü kentsel hafızadan kopuk bir teknoloji, tek başına Kentsel Zekâ oluşturamaz.
DÜNYA KENTLERİNİN KENTSEL ZEKÂYA İHTİYACI VAR
Madrid’in projesi, geliştirdiğim formülün doğrudan uygulaması değildir. Ancak projenin temel yaklaşımı, savunduğum düşünceyle önemli ortak noktalar taşıyor. Özellikle veri, yapay zekâ ve Kentsel Zekâ’nın birlikte ele alınması dikkat çekiyor. Bu durum, Kent Birikimi × Teknolojik Çarpan ilişkisinin günümüz kentleri açısından önemini pekiştiriyor.
Artık dünya kentlerinin ihtiyacı yalnızca daha fazla teknoloji değildir. Kentlerin kendi hafızalarını koruması ve deneyimlerinden öğrenmesi gerekiyor. Bununla birlikte kurumsal birikimlerini teknolojiyle güçlendirmeleri de önem taşıyor. Böylece daha isabetli kararlar alınabilir ve gelecekteki sorunlar öngörülebilir.
Geleceğin kentlerini teknoloji tek başına şekillendirmeyecek. Asıl belirleyici olan, teknolojiyi yönlendiren kentsel birikim ve yönetim aklı olacak.
İşte bu nedenle geliştirdiğim Kentsel Zekâ yaklaşımım, yalnızca teknolojik dönüşümü değil, kent yönetiminin bütününü ele alıyor. Madrid’in başarısı da dünya kentlerinin bu yöndeki arayışını bir kez daha görünür kılıyor.
Kentsel Zekâ Araştırmacısı


