1960’ların sonlarından 1980’lerin ortalarına kadar Bebek ve Arnavutköy, Beşiktaş’ın eğlence hafızasında özel bir yere sahipti. Yıldız Gazinosu, Azderoğlu, Altın Balık ve Mimi Taverna gibi mekânlar yalnızca yemek yenilen yerler değil ailelerin, dostların ve sanatçıların buluştuğu sosyal merkezlerdi.

İnsanlar dışarı çıkarken özenirdi. Erkekler çoğunlukla takım elbiseli ve kravatlı, kadınlar elbiseleri, tayyörleri, saçları ve takılarıyla masaya otururdu. Bu yalnızca şıklık değil; karşısındaki insana, sanatçıya ve mekâna gösterilen saygının ifadesiydi.

Eğlenmenin de bir adabı vardı: Masada nasıl oturulacağı, müziğin nasıl dinleneceği, ne zaman dans edileceği ve başka masaların nasıl gözetileceği bilinirdi. Eğlence yalnızca yüksek ses ve kalabalık değil birlikte geçirilen nitelikli zamandı.

Gazinoların kendi fotoğraf servisleri bulunurdu. Arşivimdeki “1 Fotoğraf 15 TL” ibaresi ile düğün, nişan ve balo duyuruları bu mekânların aynı zamanda hatıra üreten kurumlar olduğunu gösteriyor. O geceler yalnızca yaşanmıyor, aile albümlerine ve kentin hafızasına kaydediliyordu.

Geçmişi bütünüyle kusursuz göstermek doğru olmaz. Ancak bugüne taşıyabileceğimiz önemli bir değer var: Eğlenirken çevresindeki insanı, masayı, müziği ve mekânı gözetme kültürü.

Çünkü bir şehir, yalnızca yapılarını değil; nasıl yaşadığını ve nasıl eğlendiğini de hatırladığı ölçüde şehirdir.
Kentbilimci – Beşiktaş Kent Derneği Kurucu Başkanı

#urbanintelligence #kentselzeka #Beşiktaş #kenthafızası

